Son Yazılar

9 Mart 2018 Cuma

10 gün göreve gelmeyen akademisyen hakkında, 657'nin çekilme hükümleri uygulanır mı?
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Akademik personel hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94. maddesinde düzenlenen müstafi sayılmaya ilişkin düzenleme uygulanabilir mi?

Danıştay verdiği kararda Üniversite öğretim üyeleri hakkında 657 sayılı Kanunun çeklime ve çekilmiş sayılmaya ilişkin hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağını tartışmıştır. Karara konu durum da, (X) Üniversitesi Irtibat Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünde öğretim üyesi olarak tahsis yapan davacının 26.01.2015 ile 06.2.2015 tarihleri aralarında mesaiye gelmemesi nedeniyle hakkında disiplin soruşturması açılmış, bu soruşturma sonucu düzenlenen raporda ise; Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinde sürekli 10 gün süreyle göreve gelmeme eylemi hakkında bir düzenleme bulunmadığı bundan nedeniyle soruşturma konusu koşul hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94. maddesinde düzenlenen görevden çekilmiş sayılması hususunda değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Yöneticilik kadar da getirilen önerge doğrultusunda davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi gereğince öğretim üyesinin müstafi sayılmasına karar verilmiştir.

Yöneticilik Mahkemesi, 2547 sayılı gerekse 2914 sayılı Kanunların yukarıda belirtilmiş maddeleri ile genel hükümler ve 657 sayılı Kanununa yapılan atıfların özlük haklarına ilişkin olması sebebiyle 657 sayılı Kanunun hizmet şekil ve şartlarını düzenleyen IV. kısmın memurluğun sona ermesini aranjör 4. bölümde bulunan çekilme müessesinin öğretim üyesi personeli hakkında uygulanamayacağı gerekçesiyle iptal kararı vermiştir.

Danıştay 2. Dairesi ise 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda gerekse 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nda, öğretim elemanlarının görevden çekilmiş sayılmasının yöntem ve esaslarına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasına rağmen, 2547 sayılı Yasanın 62. ve 2914 sayılı Yasanın 20. maddelerindeki düzenlemeler karşı koşullarının varlığı durumunda üniversite öğretim elemanları hakkında 657 sayılı Yasanın 94. maddesinin uygulanmasına engel bir şart bulunmadığına karar vermiştir.

Danıştay kararında bulunan karşı oyda ise; 2547 ve 2914 sayılı Kanunlara emrindeki öğretim elemanlarının Kanunda tanımlanmış olan görevleri ile 657 sayılı Kanuna bağlı memurların yürüttükleri ulus hizmetinin bambaşka niteliklerde olduğu, yasa koyucunun bu farklılığı korumak suretiyle, 2547 sayılı Yasada öğretim elemanları açısından göreve işe gelmeme hali için bir idari tasarruf öngörmeyerek ilgili Yönetmelik ile disiplin cezasına emrindeki kıldığı, yönetmelikte disiplin cezasına tekabül eden bir durumun daha ağır sonuçları olan yönetimsel bir tasarrufa bağlanmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmayacağı, 10 gün aralıksız olarak göreve gelmemeye ilişkin yaptırım hükmünün Yönetmelikten çıkarılmış olsa da olsa aynı eylemlere ilişkin yaptırımların Yönetmelikte düzenlenmiş olması dolayısıyla 657 sayılı Kanunun Çekilmeye ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı ifade edilmiştir.

T.C.

D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No : 2016/8020

Karar No : 2017/9942

Karar Tarihi: 27.12.2017

İstemin Özeti : Idare Mahkemesinin 30/03/2016 gün ve E:2015/1119, K:2016/555 sayılı kararının hukuka tutarsız olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Muayene Hakimi : Kamer SARIYILDIZ

Düşüncesi : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:

Dava, (X) Üniversitesi Irtibat Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapan davacının sanık idarece müstafi sayılmasına dair işlemin iptali ile ödenmemiş maaşının hukuki faiziyle ve özlük haklarının tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Yöneticilik Mahkemesince davacıya isnat edilen eylemin yukarıda yer verilen disiplin mevzuatında (çıkarılarak) yer almadığı, lüzum 2547 sayılı gerekse 2914 sayılı Kanunların yukarıda açıklanmış maddeleri ile genel hükümler ve 657 sayılı Kanununa yapılan atıflar özlük haklarına ilişkin olması sebebiyle de 657 sayılı Kanunun hizmet şekil ve şartlarını düzenleyen IV. kısmın memurluğun sona ermesini aranjör 4. bölümde yer alan çekilme müessesinin öğretim üyesi personeli ve şikayetçi açısından özlük hakları kapsamında değerlendirilmesine olasılık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Çekilme" başlıklı 94. maddesinin 1. fıkrasında, Devlet memurunun emrindeki olduğu kuruma yazılmış olarak suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabileceği, mezuniyetsiz ya da kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin aralıksız 10 gün devam etmesi halinde, yazılı başvuru şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılacağı kuralına yer verilmiş olup, "çekilme" memurluğu sona erdiren bir koşul olarak düzenlenmiştir.

Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin "Görevinden Çekilmiş Sayma" başlıklı 10. maddesinin (c) bendinde ise, izinsiz veya kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın görevi aralıksız 10 gün terk etmek, kısmi statüde bulunanlar için ise sürekli 40 saat ya da daha artı göreve işe gelmeme kullanmak, görevinden çekilmiş sayma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış olmakla birlikte söz konusu bu düzenleme 29.1.2014 tarih ve 28897 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişim ile yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır.

Burada, gerek 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda gerekse 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nda, öğretim elemanlarının görevden çekilmiş sayılmasının usul ve esaslarına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de, 2547 sayılı Yasanın 62. ve 2914 sayılı Yasanın 20. maddelerindeki düzenlemeler karşısında koşullarının varlığı durumunda üniversite öğretim elemanları hakkında 657 sayılı Yasanın 94. maddesinin uygulanmasına engel bir durum bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

Fakat, bir öğretim elemanının görevden çekilmiş sayılmasının kabul edilebilmesi için, izinsiz ya da kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi bununla birlikte bu terkin sürekli 10 gün devam etmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; (X) Üniversitesi Iletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünde öğretim üyesi olarak ödev yapan davacının 26.01.2015 ile 06.2.2015 tarihleri aralarında mesaiye gelmemesi nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucu düzenlenen raporda, Yükseköğretim Kurumları Idareci, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinde sürekli 10 gün süreyle göreve gelmeme eylemi hakkında bir düzenleme bulunmadığından hareketle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94. maddesinde düzenlenen görevden çekilmiş sayılması hususunda değer biçme yapılması yolunda getirilen öneri doğrultusunda davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi gereğince müstafi sayılması üstüne bakılmakta olan davanın açıldığı görülmektedir.

Olayda, davacının 26.01.2015 ile 06.2.2015 tarihleri aralarında mesaiye gelmemesi sebebiyle hakkında düzenlenen tutanaklar ile değişmez ise de; 657 sayılı Yasa'nın 94. maddesi, izinsiz ya da kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi halini düzenlediğinden uyuşmazlıkta laf konusu koşulların bulunup bulunmadığının incelemesi yapılarak Mahkemece bir karar verilmesi gerekmektedir.

Bu durumda; akademik personel hakkında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve ilgili mevzuatta düzenleme bulunmaması halinde, 657 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanabileceği dikkate alındığında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan düzenlemelerin öğretim üyeleri hakkında uygulanamayacağı gerekçesiyle verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; Yöneticilik Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın tekrar bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın beyanat tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27.12.2017 tarihinde gerekçede oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.

GEREKÇEDE KARŞI OY :

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 62. maddesinde; "Üniversite öğretim elemanları ve üst kuruluşlar ile üniversitelerdeki memur ve öteki görevlilerin özlük hakları için bu kanun, bu kanunda belirtilmeyen hususlar için Üniversite Personel Kanunu, Üniversite Personel Kanununda bulunmayan hususlar için ise genel hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır.

Anılan Kanunun 65/9. maddesinde ise, öğretim elemanları, memur ve öteki personel ile öğrencilerin disiplin işlemlerinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği kurala bağlanmıştır.

Açıklanmış madde gereğince yürürlüğe konulan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Yükseköğretim Kurumları Idareci, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 29.01.2014 tarih ve 28897 sayılı Devlete Ait Gazete ile yürürlükten kaldırılan 10/c maddesinde; izinsiz ya da kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın görevi sürekli 10 gün terk etmek, görevinden çekilmiş sayma cezasını gerektiren fiil ve haller aralarında sayılmıştır.

Aynı Yönetmeliğin "Kademe İlerlemesinin Durdurulması" başlıklı 9. maddesinin b bendinde izinsiz ya da kurumlarca kabul edilen özürü olmaksızın sürekli 3-9 gün işe gelmeme gösteren personele ilgili cezanın verilebileceği; "Halk Görevinden Sonuç" başlıklı 11. maddesinin c bendinde ise izinsiz ya da kurumlarınca özrü olmaksızın bir yıl içinde toplam olarak aralıksız statüde olanlar için 20 gün göreve gelmemenin yaptırımı düzenleme altına alınmıştır.

2914 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 20. maddesinde de, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Kanun ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kurallarının uygulanacağı belirtilmiştir.

Öğretim elemanlarının atanma usulleri ve süreleri ile yürütecekleri görevlerinin nitelikleri 2547 sayılı Kanunda, diğer özlük hakları da 2914 sayılı Kanunda düzenlenirken ilgililerin görevlerinden çekilme isteğinde bulunma veya bulunmuş sayılma biçiminde kendi iradelerine ast olarak sonlandırmalarına ilişkin açık bir Yasa kuralına yer verilmemiş olup, 2547 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan ve yukarıda alıntısı yapılan Yönetmelikte göreve sürekli 10 gün bir mazereti olmaksızın işe gelmeme gösterme hali disiplin hukuku kapsamında bir yaptırıma bağlanmış, ilgili hüküm sonradan 29.01.2014 tarih ve 28897 sayılı Devlete Ait Gazete ile yürürlükten kaldırılmıştır.

bu vesileyle, dava konusu operasyon 657 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca tesis edilmiş olduğundan bu hükmün davacı hakkında uygulanıp uygulanmayacağının da irdelenmesi gerekmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Memurluğun Sona Ermesi" başlıklı 4. Bölümünde yer bahşedilen "Çekilme" başlıklı 94. maddesinde; Devlet memurunun tabi olduğu kuruma yazılmış olarak başvurmak suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabileceği; mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı başvuru şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Yine, benzer Kanunun "Disiplin" başlıklı 7. Bölümünde yer bahşedilen "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinde, özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek aylıktan kesme cezasını; özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek de kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller aralarında sayılmıştır.

657 sayılı Kanunda bulunan bu kuralların birlikte değerlendirilmesinden anlaşılacağı üzere; Devlet memurlarının 10 güne dek olan devamsızlıkları disipline konu bir suç olarak değerlendirilirken, 10 gün devamsızlık halinde ilgilinin memuriyetini kendi iradesiyle sonlandırmış olduğu kabul edilerek yönetimsel bir tasarrufta bulunulmaktadır.

Bu kurulların amacı ise, 657 sayılı Kanuna bağlı memurların yürüttüğü halk hizmetinin niteliğinden kaynaklanmaktadır. Devlet memurlarının devamsızlıklarının yürüttüğü hizmete aracısız olarak etkisinin bulunduğu tartışmasızdır.

2547 ve 2914 sayılı Kanunlara ast öğretim elemanlarının Kanunda tanımlanmış olan görevleri ile 657 sayılı Kanuna yan memurların yürüttükleri millet hizmetinin öbür niteliklerde olduğu açıktır.

Yasa koyucunun bu farklılığı korumak suretiyle, 2547 sayılı Yasada öğretim elemanları açısından göreve devamsızlık hali için bir yönetimle ilgili tasarruf öngörmeyerek ilgili Mevzuat ile disiplin cezasına emrindeki kıldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı fakat, disiplin cezası biçiminde tesis edilecek bir operasyon ile yönetimle ilgili bir tasarruf niteliği içeren işlemin oluşturulma süreci ve ilgili açısından yaratacağı hukuki sonuçlar birbirinden çeşitlilik taşımaktadır. Bu bakımdan, yönetmelikte disiplin cezasına tekabül eden bir durumun daha ağır sonuçları olan idari bir tasarrufa bağlanmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmayacağı da açıktır.

Bu talimatlar ışığında, her ne kadar 10 gün sürekli olarak göreve gelmemeye ilişkin yaptırım hükmü Yönetmelikten kaldırılmış olsa bile aynı eylemlere ilişkin yaptırımların Yönetmelikte düzenlenmesi karşısında, 2547 sayılı Yasaya tabi araştırma görevlisi olarak tahsis yapan davacı hakkında durumun yukarıda aktarılan Yönetmelik uyarınca yapılacak bir soruşturma ile saptama edilerek, bunun sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekmekte iken, görevinden çekilmiş sayılması yönünde 657 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Duruşma kararının yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda bozulması gerektiği düşüncesiyle ekseriyet kararına katılmıyoruz.

« ÖNCEKİ YAZILAR
SONRAKİ YAZILAR »