Son Yazılar

19 Ocak 2018 Cuma

YÖK'ten, Tezgâhtar Doçentliğin Kaldırılmasına dair data notu
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


"Tezgâhtar Doçentliğin Kaldırılması" ve "Doçentlik" Süreçleri İle İlgili Sorular

Önerilmiş olan kanun düzenlemesi ile;

1. Yasa değişikliği önerisinde Muavin Doçentlik kadrosunun kaldırılması mı önerilmektedir?

Evet.

2. Doktorasını bitirenler aracısız olarak doçentliğe başvurabilecekler midir?

Evet, gerçekten hukuki zorunluluk bulunmasa da ve aykırı örnekleri olsa da gerçekte "doktoradan sonradan doçentlikten önce zorunlu bir kademe olarak kabul edilmekte olan" asistan doçentlik kaldırılacak ve doktorasını bitirenlerin doğrudan doçentliğe geçişi aşağıdaki düzenlemelerle kolaylaştırılacaktır.

3. Mevcut durumda Yardımcı Doçent kadrosunda bulunan öğretim üyelerinin durumu ne olacaktır?

Mevcut durumda "Muavin Doçent" kadrosunda bulunan öğretim üyelerine yargı kaybı olmadan ihdas edilen "Hekim Öğretim Görevlisi" kadrosuna herhangi bir operasyon ve şarta lüzum duymaksızın geçirilecektir.

Hem ihdas edilen bu kadronun aylık ücretleri, yardımcı doçent kadrosuna göre daha iyi olacaktır.

4. "Hekim Öğretim Görevlisi" kadrolarına doktor veya eşdeğer unvana sahip tüm adaylar da başvurabilecek midir?

Evet.

5. "Doktor Öğretim Görevlisi"'nin sistemdeki mevcut öğretim görevlisi kadrosundan farkı nedir?

Mevcut öğretim görevlileri öğretim üyesi statüsünde değildir. "Hekim Öğretim Görevlisi" ise öğretim üyesi statüsünde olacaktır. Dolayısıyla iki kadro birbirinden farklıdır.

6. "Tezgâhtar Doçent" kadrosunun kaldırılmasında ve "Hekim Öğretim Görevlisi" kadrosunun oluşturulmasındaki gerekçe nedir?

Bilindiği gibi tezgâhtar doçentlik kadrosu 2547 sayılı kanun ile sisteme girmiştir. Akademinin kendi tabii ihtiyacı ve doğası sonucu değil, o günkü sorunlara pratik çözüm üretmeye karşın almak üzere icat edilmiştir. Yükseköğretim Kanunu'ndaki "asistan doçentlik" kadrosu "doçentin yardımcısı" şeklindeki bir hatalı sezgi oluşturmaktadır. Bu hakiki ve dünyadaki gelişmiş yükseköğretim sistemlerinde benzer pozisyon için kullanılan ibarelerin anlamları dikkate alınarak, "Doktor Öğretim Görevlisi" kadrosu ihdas edilmiştir.

Bu düzenlemeyle doktora ardından öğretim üyeliğine geçiş sürecinin daha hızlı bir şekilde gerçekleşmesi mümkün olabilecektir.

Doçentlik sürecinde aşağıdaki iyileşmelerde dikkate alındığında "Hekim Öğretim Görevlisi" kadrosunun geçici bir öğretim üyeliği kadrosu olması beklenmektedir.

7. Konu Doçentlik ile de doğrudan ilişkili olduğundan doçentlik başvurularında ve doçentlik kadro atamalarında mevcut sistemde şartların değişmesi olacak mıdır?

Evet olacaktır. Tezgâhtar doçentliğin kaldırılması; hekim öğretim görevlisi kadrosunun getirilmesi düzenlemesinin doçentlik sürecindeki köklü değişiklikler ile birlikte hayata geçirilmesi planlanmaktadır.

Mevcut sistemde doçentlik başvuruları (a) tanıdık olmayan dil barajı, (b) eser çözümleme ve (c) sözlü sınav olarak üç aşamada gerçekleştirilmektedir. Doçent unvanına sahip kişilerin doçentlik kadrolarına atanma süreci ise üniversitelerin kendi senatolarınca belirlenen devir kriterlerince gerçekleştirilmektedir.

Dünyadaki gelişmiş yükseköğretim sistemlerinde bu süreç üniversiteler tarafından yürütülmektedir. Bu dikkate alınan birinci husustur. bundan başka birincil kez yardımcı doçentlik ve doçentlik konusuyla ilgili çok geniş bir gösterme alma süreci gerçekleştirilmiştir. Gelen düşünceler doçentlik konusunda iki konuda sorun olduğunu ortaya koymuştur. Büyük çoğunluk merkezi sözlü sınavının kaldırılmasını istek etmektedir. Muhakkak bir nispette de dil barajının merkezi olarak belirlenmesinin hatalı olduğu dile getirilmektedir. Yeni düzenlemeler bu iki sorunlu alanı ortadan kaldıracaktır. Yani kanunda bulunan tanıdık olmayan dilde minimum 65 puan ön şartı ve sözlü sınav zorunluluğu kaldırılacaktır.

Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) göre sadece eser incelemesi süreci gerçekleştirilecek ve başarılı olan adaylara "Doçentlik Yeterlik Belgesi" verilecektir. Bu, eser/yayın analiz esaslı yeterlik belgesi olacaktır. Doçentlik yeterlik belgesine sahip adayların doçent kadrosuna atanması süreçleri ise üniversiteler göre yönetilecektir.

Bu aşamada ise üniversitelerimiz mevcut sistemdeki tahsis süreçlerinde olduğu gibi Yükseköğretim Kurulundan intibak içerlemek üzere senatolarınca ek kriterler belirleyebileceklerdir.

Bu husus tek herif akademi ve akademisyen oluşturmaktan uzaklaşmayı ifade etmekte olup YÖK tarihindeki üniversitelere en büyük yetki devridir.

8. ÜAK'dan doçentlik yeterlilik belgesi bölge bir öğretim elemanının doçentlik kadrosuna atanabilmesi için istenen en az tanıdık olmayan dil puanı barajı ne olacaktır?

Mevcut sistemde en düşük 65 olan yabancı dil puan şartı, doktora için zorunlu olan en düşük 55 puandan aşağı olmamak kaydıyla ilgili üniversite kadar belirlenebilecektir. Üniversitelerimizin bir kısmı mevcut uygulamada doçentlik kadrosuna atanma için bunun üstünde puan aramakta idiler, bu devam edebilecektir. aynı zamanda üniversitelerimiz 55 puan ile de yetinebilirler. Bu konuda yetki üniversitelerin yetkili kurullarında olacaktır.

9. Yükseköğretim kurumları dışından doçentlik başvurusunda bulunma devam edecek midir? Edecek ise sistem bunlar için sistem nasıl işleyecektir?

Evet, bu kullanım devam edecektir. Yükseköğretim kurumları dışından Doçentlik başvurusunda bulunanlar için doçentlik unvanının verilmesi ÜAK göre gerçekleştirilecektir.

10. Doçentlik süreçlerinin bir aşamasında bulunanlar için ne düşünülmektedir?

Bu durumda olanlar için hak kaybı oluşturmayacak, kendilerinin seçimine bırakılacak seçenekler oluşturulacaktır.

11. Mevcut sistemde eser inceleme aşamasında başarılı olup sözlü imtihan aşamasında başarısız olan doçent adaylarının durumu nasıl olacak?

Bu adaylar eser analiz aşamasından başarılı olduğundan Doçentlik Yeterlik Belgesi alabilecek ve aracısız üniversitelere başvuruda bulunabileceklerdir.

12. Bu adayların isterlerse sözlü sınav aşamasına girmesi ve başarılı olması durumunda ÜAK tarafından verilecek doçent unvanı alması mümkün olabilecek midir?

Evet. Muhtemel olabilecektir.

13. YÖK'ün doktoralı insan kaynaklarının yüksekokul de daha saydam ve performans odaklı istihdamına yönelik bir çalışması olacak mı?

YÖK bu konuda akademi ve toplumdaki hassasiyetleri de dikkate alarak bir alıştırma başlatmıştır. Konuyla ilgili olarak paydaşların da görüşlerini almaktadır. Bu çalışma dahilinde Akademik Kariyer Platformu oluşturulmaktadır. Bu platform vasıtasıyla, doktorasını tamamlayan mezunlar kendilerine dürüst ve hızlı bir şekilde üniversite pozisyonu bulabileceklerdir. Hem bu proje özellikle yeni kurulan ve gelişmekte olan üniversiteler ile misyon farklılaşması ve ihtisaslaşma programları kapsamındaki üniversitelerin amaçlarına yönelik doktoralı insan kaynağı ihtiyacının karşılanması sürecine katkıda bulunacak ve bu şekilde öğretim üyeliği istihdamı sürecinin daha transparan ve performans odaklı olarak yürütülmesi olası olabilecektir. Kısacası doktorasını bitirenler ile akademisyen ihtiyacı içinde olan üniversiteler saydam bir yöntemle bu platformda buluşturulacaklar, doktorasını bitirenler daha hızlı bir şekilde üniversitelerde kadroya geçeceklerdir.

14. Bu düzenleme paketinde başka yasa teklifi bulunulan konular var mıdır?

Evet, bunun dışında konularda da değiştirme teklifleri vardır. Bunlar;

- Son yıllarda üniversite sayısının hızla artması aleyhinde işlevselliği azalan Üniversitelerarası Kurul teşkilat şemasında ÜAK'ın hiçbir yetkisini daraltmadan, daha bereketli ve süratli çalışabilmesi için ÜAK Yönetim Kurulu oluşturulması, ÜAK'ın doçentlik süreçlerini daha hızlandırabilmek için bazı şansın dönmesi,

- Doktor unvanına sahip Araştırma Görevlisi ve Uzmanların da ders verebilmesi,

- Yükseköğretim kurumlarından ayrılan öğretim üyelerinin yükseköğretim kurumlarına geri dönebilmesi sürecinin Yükseköğretim Kurulundan uyarlama alınmadan aracısız olarak üniversitelerimiz kadar yürütülmesi,

- Tezsiz yüksek lisans ücretlerinin belirlenmesi yetkisinin Yükseköğretim Kurulundan uyma alınmadan aracısız olarak üniversitelerimiz tarafından yürütülmesi,

- Yükseköğretim kurumlarında çalışmasına gereksinim duyulan sözleşmeli sanatçı öğretim elemanlarının ilgili mevzuat kapsamında çalıştırılabilmesi sürecinin Yükseköğretim Kurulundan uygunluk alınmadan ilk elden üniversitelerimiz göre yürütülmesi.

Dolayısıyla bütün bu değiştirme önerileri, akademik yükseltilmelerde daha transparan ve sorunları giderici, merkeziyetçilikten daha uzaktan bir YÖK yönetimi, üniversiteleri karar alma süreçlerinde daha öne çıkaran ve onların kendi markalarını oluşturmaya ve sistemde çeşitliliğe imkan tanıyan düzenlemelerdir.

« ÖNCEKİ YAZILAR
SONRAKİ YAZILAR »