Son Yazılar

19 Ocak 2018 Cuma

Tedviren veya temsilci olarak devir yapan amir, disiplin cezası verebilir mi?
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


SORU: Kurum içi açıklamalar ile Sef V. ya da Şube Müdür V. ya da Şef G. ya da Şube Müdürü G. olarak görevlendirilen memur, kurumdaki diğer bir memur hakkinda kinama, ikaz etme vs. cezası verebilir mi?

YANIT: Anayasanın 128. maddesi aşağıdaki şekildedir.

"Devletin, halk iktisadi teşebbüsleri ve diğer halk tüzelkişilerinin genel yöneticilik esaslarına kadar yürütmekle sorumlu oldukları millet hizmetlerinin gerektirdiği asli ve kesintisiz görevler, memurlar ve diğer millet görevlileri eliyle görülür.

Memurların ve diğer ulus görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, tahsis ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve öteki özlük işleri kanunla düzenlenir.

Fakat, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu anlaşma hükümleri saklıdır.

Üstteki kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir"

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları" başlıklı 86. maddesi aşağıdaki şekildedir.

"Memurların kanuni izin, geçici atama, disiplin cezası uygulaması ya da görevden uzaklaşma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya öteki kurumlardan ya da açıktan delege atanabilir.

Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır.

Ama, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, vaizlik, Kur'an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahalli idarelerde izin şartı aranmaz) ile açıktan delege atanabilir.

Aynı kurumdan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan pozitif aralıksız süresi için, kurum dışından ya da açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir.

Bu Kanuna alt kurumlarda çalışan veteriner hekim ya da hayvan afiyet memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik ya da hayvan sağlık durumu memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler.

Yukarıda farzedilen haller açık havada, anlamsız kadrolara ait görevler gereksinim görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir.

Bu Kanuna tabi kurumlarda, parasal, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından görev yapılabilir.

Açıktan vekil olarak atananlara, bir yılda yirmi günü geçmemek üzere çalıştıkları her ay için iki gün yıllık izin verilir. Bu iznin kullanımında, bir sonraki yıla devredilme hali dışarıya Devlet memurları için öngörülen hükümler uygulanır."

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 175. maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekildedir

"Ancak, kurum içinden ya da öteki kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur"

Vekaleten atamalarda asil olarak atanma için gerekli olan şartları taşımak gerekir. Fakat bazı durumlarda kurum içinde söz konusu şartları içeren memur bulunmadığında tedviren görevlendirme aracılığıyla tayin yapılabilmektedir. Tedviren görevlendirme konusunda kanuni bir düzenleme bulunmamaktadır.

Vekaleten atanan idareci asilin sahip olduğu tüm yetkileri kullanabilir.

Danıştay 11. Dairesinin 1995/2828 E. 1995/2794 K. sayılı kararında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

"......vekilin asilin tüm yetkilerini kullanabileceği hususu genel bir hukuk kuralı haline gelmiştir. ......." "......Vekil, vekalet ettiği görevin yetki ve sınırları içinde kalmak şartıyla asılın bütün adalet ve yetkisine sahip olduğu vekalet kurumunun niteliği gereğidir...."

Tedviren görevlendirmeler konusunda Devlet Personel Başkanlığının 10.07.2013 tarihi ve 5443 sayılı görüşünde tedviren görevlendirilen personelin disiplin amirleri yetkisini kullanabileceği yönünde görünüm bildirilmiştir.

neticede lüzum vekaleten gerekse de tedviren görevlendirilen memur, disiplin amirleri yönetmeliğinde asilin sahip olduğu yetkileri kullanabilir.

DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞI GÖRÜŞÜ

ÖZET: Tedviren görevlendirilen personelin disiplin amirliği yetkisini kullanıp kullanamayacağı hk. (10/07/2013-5443) ...

Başkanlığı taşra teşkilatında tedviren "ödenti dairesi müdür yardımcısı" olarak görevlendirilen bir personelin bu unvana ilişkin olarak Kazanç İdaresi Başkanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği çerçevesinde disiplin amirliği yetkisini kullanıp kullanamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün istek edildiği ilgi yazı incelenmiştir. Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun "Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları" başlıklı 86 ncı maddesinde; "Memurların kanuni müsade, geçici tayin, disiplin cezası uygulaması ya da görevden uzaklaşma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan ya da açıktan vekil atanabilir. Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır. Ama, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, vaizlik, Kur'an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlığa ait manâsız kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahalli idarelerde müsade şartı aranmaz) ile, açıktan temsilci atanabilir. Aynı kurumdan ayrılmalar dolayısiyle atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından ya da açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir Bu Kanuna yan kurumlarda çalışan baytar doktor ya da hayvan sağlık memurları, veteriner doktor veya hayvan sağlık durumu memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik ya da hayvan sıhhat memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler. Yukarıda sayılan haller dışarıda, abes kadrolara ait görevler ihtiyaç görüldüğü takdirde memurlara bedava olarak vekaleten gördürülebilir. Bu Kanuna yan kurumlarda, finansal, nakdi ve ayni sorumluluğu yer alan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir." hükmüne yer verilmek suretiyle vekalet görevi ile ilgili hususlar düzenlenmiştir. Bu itibarla, vekalet görevini düzenleyen mezkur madde zarfında "ödenti dairesi müdür yardımcısı" olarak vekaleten görevlendirilen bir personelin Başkanlığınız Disiplin Amirleri Yönetmeliği çerçevesinde disiplin amirliği yetkisini kullanabileceği mütalaa edilmektedir.

DANIŞTAY 11. DAİRESİ KARARI

11. Daire 1995/2828 E., 1995/2794 K.

"İçtihat Metni"

Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

Karşı Taraf : ...

İstemin Özeti : Cami derneğine yapılan emtia teslimlerinin istisna kapsamında yer alması gerektiği iddiasıyla vergi dairesine bahşedilen katma layık vergisi ayar beyannamesi matrah azaltıcı nitelikte görülerek yükümlünün defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu düzenlenen, çözümleme raporuna dayanılarak namına 1992/Haziran dönemi için ikmalen kaçakçılık cezalı katma layık vergisi salınmıştır. Ankara 5. Aidat Mahkemesinin 29.9.1994 günlü ve E:1993/672, K:1994/1022 sayılı kararı ile, 213 sayılı Vergi Yöntem Kanununun 135. maddesinde ödenti incelemesi yetkisi olanların belirlendiği, madde vergi incelemesine yetkisi olan vergi dairesi müdürlerinin bu yetkilerini müdür yardımcılarına devredebilecekleri yönünde bir hüküm getirmediğine tarafından, ücret inceleme yetkisi olmayan müdür yardımcısı kadar yapılmış bir incelemeye dayalı vergi salınamayacağı gerekçesiyle cezalı tarhiyat kaldırılmıştır. Vergi dairesi müdürlüğünce, ödenti tahlil raporunun zabıt bölümünün müdür tarafından imzalandığı, vergi tahlil raporunun ise, müdürün sıhhat izni aldığı sırada müdüre vekaleten tayin yapan müdür yardımcısı tarafından "müdür" sıfatı ile imzalandığı öne sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

..

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Anlaşmazlık, vergi dairesi müdürünün afiyet izni aldığı sırada müdürlük görevini vekaleten yürüten müdür yardımcısının ücret incelene yetkisinin olup olmadığına ilişkin bulunmaktadır.

213 sayılı Aidat Usul Kanununun 3418 sayılı kanunun 31. maddesi ile değişik 135. maddesinde, "ödenti incelemesi; hesap uzmanları, hesap bilirkişi muavinleri, ilin en büyük mülk memuru, denetim memurları veya ücret dairesi müdürleri tarafından yapılır.

Maliye Müfettişleri, Maliye Müfettiş Muavinleri, Gelirler Kontrolörleri ve Stajyer Gelirler Kontrolörleri her hal ve takdirde aidat incelene yetkisini haizdir." hükmü yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden aidat analiz raporunun tutanak kısmının vergi dairesi müdürü, şef görevlisi ve aidat memuru göre düzenlenerek imza altına alındığı, müdürün 15.2.1993 gününden itibaren dokuz gün sağlık izni aldığı dönemde müdür yardımcısının ödenti analiz raporunu imzaladığı ve bu rapora dayanılarak tarh ve bildiri edilen aidat ve suç oluşturan ihbarnamesinin dava konusu edildiği anlaşılmaktadır.

Müdür yardımcısının, müdürün izinli olduğu dönemde vekil olarak vergi analiz raporunu imzaladığı hususu tartışmasızdır. Vekil, vekalet ettiği görevin yetki ve sınırları içinde kalmak şartıyla asılın bütün adalet ve yetkisine sahip olduğu vekalet kurumunun niteliği gereğidir.

Ücret ve suç oluşturan ihbarnamesi düzenleme, uzlaşmaya varma ve dava açıldığında her türlü usul işlemini yapma yetkisi olan vekilin, bunların dayanağını yaratıcı ve bunlardan ayrılması muhtemel olmayan "ödenti tahlil raporunu" imzalama yetkisine sahip olmadığı düşünülemez.

Somurtkan düşüncenin kabulü, vekaleten yürütülen görevlerin uzun zaman devam etmesi durumunda, inceleme raporunun düzenlenmesinde belli sürelerle belirtilmiş yer alan idarenin bu süreleri kaçırması dolayısıyla adalet kayıplarına uğraması sonucunu doğuracağından, isabetli değildir.

öte taraftan aidat tahlil tutanağı müdür tarafından imzalandığından, müdür vekili kadar kullanılan yetkinin belli başlı göre da kabul edildiği ortadadır.

Bu direktifler aleyhinde işin esası incelenip cezalı tarhiyat hakkında bir karar verilmesi gerekirken, müdüre vekaleten tahsis yapan müdür yardımcısının vergi inceleme raporunu imzalama yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle tarhiyatın terkin edilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne, Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 29.9.1994 günlü ve E:1993/672, K:1994/1022 sayılı kararının yukarıda kayıtlı hususlar gözönünde bulundurulmak suretiyle baştan bir karar verilmek üzere bozulmasına, 25.10.1995 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

« ÖNCEKİ YAZILAR
SONRAKİ YAZILAR »