Son Yazılar

20 Ocak 2018 Cumartesi

SGK, görevde yükselmedeki 2 soruyu iptal etti
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


2016 YILI GÖREVDE BÜYÜME SINAVI SONUÇLARINA VE

İTİRAZLARA İLİŞKİN DUYURU

Kurumumuz Personeli Görevde Artma ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ve Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) ile imzalanan Protokol gereğince; 30 Nisan 2016 tarihinde şef ve memur kadroları için yapılan Görevde Artiş Sınavı sonuçları http://sinav.todaie.edu.tr/ adresinde yayımlanmıştır. Hem sınav sorularına ve uygulamalarına ilişkin itirazlar TODAİE kadar değerlendirilmiş olup, itirazlara ilişkin talimat ekte yer almaktadır.

Imtihan sonuçlarına itiraz edecek adayların itiraz başvurularını yapmadan önce TR040001002532035148835019 İBAN nolu TODAİE hesabına 20 TL (Yirmi Türk Lirası) itiraz ücreti yatırarak alınan banka dekontu ve itiraz konusunun açık açık yazılmış olduğu dilekçe ile 02/06/2016 tarihi saat 17.00'a değin birimleri kanalıyla Kurumumuz İnsan Kaynakları Daire Başkanlığına başvuru etmeleri gerekmektedir. Süresi geçtikten sonradan yapılan itirazlar dikkate alınmayacaktır.

Atama işlemlerine ilişkin duyuru daha sonra yapılacaktır.

İlgililere önemle duyurulur. 27/05/2016

Ek: İtirazlara İlişkin Değer Biçme Raporu

SINAV İTİRAZLARI

DEĞERLEME RAPORU

TODAİE

27 MAYIS 2016

Sınav sorularının içerikleri üç aşamada gerçekleşmektedir:

a) Imtihan soruları, konunun uzmanı olan öğretim üyeleri veya uzmanlara hazırlatılır.

b) Hazırlanan sorular, içerik bakımından bilimsel denetime gönderilir.

c) Bilimsel yoklama süreci bitmiş sorular, ölçme ve değerlendirme uzmanına gönderilir.

Imtihan sorularının içeriklerini sadece bilimsel yoklama uzmanları incelemektedir. Ölçme değerlendirme uzmanları ise, soruları şimdiden seçmeli sınava uygunluğunu değerlendirmektedirler. 30/04/2016 tarihinde yapılan SGK Görev Değişikliği Sınavında sorulmuş yer alan sorular, yukarıda belirtilmiş aşamalardan geçerek hazırlanmıştır.

Sınav SGK ile hazırlanan protokole uygun şekilde sınav güvenliği sağlanarak ve aksatılmadan gerçekleştirilmiştir.

1) Görevde Çoğalma ve Unvan Değişikliği Sınavlarında Engellilere Yönelik ne gibi kolaylıkların sağlandığı

Her iki sınavda da ÖSYM uygulamaları başlıca alınarak engel gruplarına göre adaylara ilave süre ünlü ve sınav önce TODAİE web sitesinin ilgili bölümünde her bir engel grubu için ne kadar ilave vakit tanınacağı ilan edilmiştir. SGK tarafından TODAİE'ye iletilen imtihan aday listesinde ortopedik engelli adayların sınava binaların giriş katında girme, sorusunu kendi okuyabilen görme engelli adayların da daha büyük puntolu soru kitapçık basılması talepleri yerine getirilmiştir.

2) Ankara Atatürk Lisesi 1. Kat 29. No'lu derslikte kopya çeken bir adayın tespiti nedeniyle "şamata ortamı" oluşması ve ek vakit verilmemesi

Söz konusu dersliğin sınav salon tutanağında sınav kural ihlali tespit edilmiştir. 17 no'lu sıra numaralı adayın kopya çektiği son 20 dakika içerisinde fark edildiği kayda alınmakla birlikte sınavın tehlikesiz ve huzurlu bir şekilde gerçekleşmesine engel bir durumun oluştuğu belirtilmemektedir. Sınav duyurusunda belirtildiği gibi engelli adaylar haricen öteki adaylara ilave zaman verilmemesi imtihan kurallarına uygundur.

3) A.Ü. Tıp Fakültesi Morfoloji Binası Prof. Dr. Kamile Şevki Mutlu 5 no'lu anfisinde imtihan cevap forumunda imza bölümüne kurşun kalem yerine tükenmez kalemle imza atılmasının istenmesi

İmzaların bitmez tükenmez kalem ile atılması genel bir uygulama olmakla birlikte adaylara kurşun kalem TODAİE göre sağlanması ve tükenmez kalemin adayların yanında olmayabileceği düşüncesiyle sınav kitapçığında imzanın kurşun kalemle atılması gerektiği belirtilmiştir. İlgili salon tutanağında imtihan kaide ihlali yaşanmadığı adaylara bina imtihan sorumlusunun bilgisi kapsamında bitmez tükenmez kalem imza attırıldığı, adaylara sonradan kurşun kalemle tekrar imza attırılmasının sorulduğu ve buna lüzum olmadığı yanıtı verildiği ifade edilmektedir. neticede imza atılması adayın sınava kendi namına katıldığının bir göstergesi niteliğinde olup kurşun ya da bitmez tükenmez kalem ile atılmasının bir sınav kural ihlali olmadığı sonucuna varılmıştır.

4) Ulusal Eğitim Bakanlığı Merkezi Sistem Sınav Yönergesine uyulmadığı

Laf konusu yönergenin TODAİE açısından bir bağlayıcılığı bulunmadığı için sınavın iptal edilmesi itirazı kabul edilmemiştir.

Sınavda dağıtılan soru kitapçıkları ile SGK'ya TODAİE kadar iletilen ve SGK kadar elektronik ortamda açıklanan sınav kitapçıkları arasında farklılık olduğu iddiası doğru değildir. Sınavda adaylara dağıtılan kitapçıklar ile SGK'ya elektronik ortamda iletilen kitapçıklar arasında hiçbir çeşitlilik bulunmamaktadır.

A Kitapçığı 5B Kitapçığı 63. sorusunun yanlış ve yanlış olduğu

İtiraz açılış tarihinin geriye götürülebileceği yönündedir. Soru fazla açıktır. Kişinin işe başladığı tarih dobra dobra verilmiş ve sigortalılığın açılış tarihi sorulmuştur. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 7B Kitapçığı 65. sorusunun hatalı ve yanlış olduğu

İtiraz, "takip eden ay başından" ibaresinin "kesildiği tarihi" ibaresinden sonraki duruma uyanları nitelediği, dolayısıyla dürüst yanıt seçeneğinin "A" olarak değiştirilmesi gerektiği yönündedir.

Sigortalılığın sona ermesi

MADDE 9- Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;

c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi zarfında sigortalı sayılanların;

1) (Öbür: 17/4/2008-5754/7 md.) Ölüm veya aylık bağlanmasını gerektiren hallerde devir aylıklarının kesildiği tarihi, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde belirtilmiş yaş hadleri ile sıhhi müsade sürelerinin doldurulması halinde ise bu vakit ve hadlerin doldurulduğu tarihleri takip eden aybaşından,

Kanun koyucu "kesildiği tarihte" ifadesi yerine "kesildiği tarihi" ifadesi kullanmıştır ve doğal olarak "kesildiği tarihi.. .takip eden aybaşından" biçiminde yorumlanması gerekmektedir. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 8B Kitapçığı 66. sorusunun yanlış ve hatalı olduğu

Dürüst cevap "üç ay" olması gerekirken yanıt anahtarında "altı ay" seçeneğinin göründüğü yönündedir. Içten cevap anahtarında 8. Sorunun yanıtı A (üç ay) olması gerekirken sevhen D (altı ay) olarak yer almıştır. Optik yanıt kağıtları bu hata düzeltilerek değerlendirilmiştir.

A Kitapçığı 11B Kitapçığı 69. sorusunun yanlış ve yanlış olduğu

Sorunun sorulduğu hükmün devamındaki "Fakat, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için 9000 prim gün sayısı 7200 gün olarak uygulanır" istisnasına atıf yapılmıştır. Soruda bu istisna değil genel hüküm sorulmuş ve ayrıca seçeneklerde "7200" gün ibaresine de yer verilmemiştir. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

Malüllük aylığının hesaplanması, başlangıcı, kesilmesi ve tekrar bağlanması

MADDE 27- (Öbür: 17/4/2008-5754/15 md.) Malüllük aylığı; prim gün sayısı 9000 günden az olan sigortalılar için 9000 gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine tarafından hesaplanır.

A Kitapçığı 15B Kitapçığı 73. sorusunun yanlış ve hatalı olduğu

Soruda 4/1-a, 4/1-b, 4/1-c ayrımına yer verilmeden sorunun yöneltildiği ve bu ayrıma göre izleyen ay başının 1'i ya da 15'i şeklinde olabileceği iddia edilmiştir. Her şeyden önce

soruya takviye yaratıcı Kanun hükmünde sigortalı ayrımı yapılmadan peşine düşüp takip eden aybaşından itibaren başlatılacağı kurala bağlanmıştır.

Yargı sahiplerinin aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve bitmiş bağlanması

MADDE 35- Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar; a) Sigortalının vefat tarihini, b) Adalet sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonradan kazanılması halinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi, takip eden ay başından itibaren başlatılır

Keza soruda 15'i ile başlayan bir seçeneğe yer verilmemiştir. Dolayısıyla adayın 1'i mi yahut 15'imi diye bir çelişki yaşaması düşünülemez. Namzet, sorunun cevabı sigortalının türüne tarafından ya 1'i ya 15'i ile başlamalı diyorsa seçeneklerde 15'ine yer verilmediğinden 1'i ile başlayan tarihi dürüst olarak işaretlemesi gerekirdi. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 16B Kitapçığı 74. sorusunun hatalı ve yanlış olduğu

Soruda Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda ibaresinden daha sonra "basın kartı sahibi olmak suretiyle" ibaresine yer verilmediğinden bahisle soruda eksiklik olduğu belirtilmektedir. Soru açıktır, seçeneklerde de yetersiz olduğu belirtilen ibare dolayısıyla bir çelişki bulunmamaktadır. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 19B Kitapçığı 77. sorusunun hatalı ve hatalı olduğu

İtirazın bütün olarak neye yapıldığı anlaşılamamıştır. Fakat soru aşağı da görüldüğü gibi Kanundan birebir alınarak hazırlanmıştır ve yoruma açık bir taraf bulunmamaktadır. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

5510 s Kanun

Bildirim (1)

MADDE 42- Kurum, sigortalıya veya yargı sahiplerine bağlanacak kazanç, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir. (Mülga son iki tümce: 17/4/2008- 5754/67 md.)

A Kitapçığı 23. ve 24.B Kitapçığı 81. 82. sorularının imtihan ilanında açıklanmış özelliğe uygun olmadığı

Soruların imtihan ilanına çıkıldıktan sonraki mevzuat değişikliklerine dayandığı, fakat sınav ilanında 21/01/2016 tarihinden daha sonra yürürlüğe girecek mevzuatın imtihan konusuna dahil olmayacağının duyurulduğundan bahisle iki soruya itiraz edilmektedir. SGK ile yapılan protokolde bu husus yer almadığı için soru hazırlayan öğretim üyeleri ve uzmanlara doğal olarak bu yönde bir uyarı yapılmamıştır. TODAİE'nin bu durumla ilgili kusuru bulunmamasına karşın SGK ilanı başlıca alınarak bu iki soru feshedilmiş ve protokolün 5.4.5'inci hükmü çerçevesinde adayların galibiyet puanları hesaplanmıştır.

A Kitapçığı 25B Kitapçığı 83. sorusunun hatalı ve yanlış olduğu

Soruda "kurum" ifadesine yer verildiği, seçeneklerde "bakanlık"ların yer aldığı belirtilmiştir. Soruda ve seçeneklerde herhangi bir çelişki bulunmamaktadır. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 30B Kitapçığı 88. sorusunun hatalı ve yanlış olduğu

Soruda sigortalının türü belirtilmediği dile getirilmektedir. Ama soru altında da görüldüğü gibi Kanunun 81'inci maddesinin c bendindeki açık düzenlemeyi sormaktadır ve söz konusu genel düzenlemede sigortalı ayrımına yer verilmemiştir. Aday benzer maddenin d bendine atıf yapmaktaysa da bu bent, "5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler için" yapılan özel düzenlemedir. Soruda özel değil genel durum sorulmaktadır. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A ve B Kitapçığının 37. sorusunun hatalı ve hatalı olduğu

Soruda tüm seçeneklerin doru olduğu bahis edilmektedir. Soru 2925 sayılı Kanundan tıpkı alınmıştır ve Kanunda şartlar tek tek sayılarak "7 yılda beri sigortalı olmak" gibi bir şarta yer verilmemiştir. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

2925 sayılı Kanun

Yaşlılık aylığından yararlanma şartları:

Madde 20Yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının;

a) (Mülga : 20/2/19923774/6 md.; Her Yerde düzenleme: 25/8/19994447/18 md.) Bayan ise 58 yaşını, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması,

b) 15 yıldan beri sigortalı olması,

c) en düşük 3600 gün prim ödemiş olması,

d) Kurumdan yazılı istekte bulunması, Şarttır

A ve B Kitapçığının 47. sorusunun yanlış ve hatalı olduğu

İptal talebinde ilgili yönetmeliğe aykırılık olduğu iddiası dile getirilmişse de aykırılığın ne olduğu belirtilmediğinden, soru ya da seçeneklerin nesine itiraz edildiği anlaşılamamıştır. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

Prim oranları ve Devlet katkısı

MADDE 81- Bu Kanun uyarınca alınacak sigorta prim oranları aşağıdaki şekildedir:

c) (Değişik: 10/1/2013-6385/9 md.) Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, sigortalının prime başlıca kazancının %2'sidir. Bu primin tamamını patron öder. Bu oranı %1,5 oranına düşürmeye ya da %2,5 oranına artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

d) (Değişik: 13/2/2011-6111/38 md.) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler için prim oranı, prime başlıca kazançlarının % 6'sıdır. Bu prim oranının % 1'i kısa vadeli sigorta kolları, % 5'i genel sağlık durumu sigortası primidir. Benzer maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen kursiyerler için prim oranı, prime başlıca kazançlarının % 5,5'idir. Bu prim oranının % 1'i kısa vadeli sigorta kolları, % 4,5'i genel afiyet sigortası primidir. (1)

A ve B Kitapçığının 57. sorusunun imtihan kapsamı dışında olduğu

Sorunun etik tutum ilkeleri dahilinde olmadığı bahis edilmiştir. Ahlak ikilemin ne olduğu etik davranış ilkelerine tarafından belirlendiğinden soru sınav konusu kapsamındadır. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A ve B Kitapçığının 58. sorusunun yanlış ve hatalı olduğu

Soruda verilen tanımın "ulus parasal yönetimi" kavramının değil "iç denetleme" tanımı olduğu belirtilmiştir. Fakat sorudaki tanım altında görüldüğü gibi 5018 sayılı Kanundan tıpkı alınmıştır. Ayrıca seçeneklerde "iç teftiş" gibi bir ibareye de yer verilmemiştir. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

Tanımlar

Madde 3- Münhasıran bu Kanunun uygulanmasında;

l) Kamu parasal yönetimi: Ulus kaynaklarının tanımlanmış standartlara uygun şekilde etkin, hesaplı ve verimli kullanılmasını sağlayacak hukuki ve yönetsel sistem ve süreçleri.

A Kitapçığı 75B Kitapçığı 13 . sorusunun yanlış ve hatalı olduğu

5502 sayılı Kanunun 27/3 maddesinde, "Sosyal güvenlik il müdürlükleri ve sosyal emniyet merkezleri, ikinci fıkrada kayıtlı kriterlere uygun olarak teşkilatlanma usül ve esasları yönetmelikle belirlenmek üzere yönetimle ilgili meslek ve işlemler açısından dört kategoriye ayrılabilir" ibaresi bulunduğu, sorunun ise "Sosyal güvenlik il müdürlükleri ve sosyal güvenlik merkezleri idari meslek ve işlemler açısından dört kategoriye ayrılabilir " şeklinde sorulduğu, bu sebeple aday kafasının karıştığını belirtmektedir. Soruda kafa karışıklığına yol açacak bir husus bulunmaktadır. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 81- B Kitapçığı 19. sorunun bütün şıklarının dürüst olduğu

Sorunun cevabı D) Oyun şıkkıdır. Soruyla ilgili ulaşılabilecek bir kaynak: Kültürlü, Ahmet Hamdi; Taş, İbrahim Ethem (2013) Halk Yönetiminde Halkla İlişkiler, Seçkin Yayın Ankara, s.92-95. Soruya gelen oyunların halkla ilişkiler aracı olarak kullanıldığına yönelik itiraz gerekçesinde ifade edilen ve kaynak olarak gösterilen makalelerde belirtilmiş oyunlar özel sektör ya da sivil toplum örgütleri kadar geliştirilen ve şirkete karşın imajın geliştirilmesine yönelik uygulanan tanıtım faaliyetleri çerçevesinde kullanılan oyunlardır. Halk yönetiminde halkla ilişkiler uygulamaları özel sektörden farklılık göstermektedir. İtiraz gerekçesinde kullanılan Vestel ve Arçelik gibi şirketlerden kuruluş, devir ve inşa olarak bambaşka olan Sosyal Emniyet Kurumu Başkanlığı kadar gerçekleştirilen Görevde Çoğaltma Sınavı içinde bulunan halkla ilişkiler sorularında özel sektöre özgü halkla ilişkiler yaklaşımlarına yer verilmemiştir. Ulus yönetiminde halkla ilişkiler uygulamaları içinde diğer başvuru formu araçlarına rastlanmakla birlikte oyun uygulamasının tek bir örneği bulunmamaktadır. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 83B Kitapçığı 21. sorusunun yanlış ve hatalı olduğu

Soruda kamusal alanda el sıkışma ve tanıştırma kurallarına göre yanlış verilen seçeneğin işaretlenmesi istenmektedir. Dolayısıyla yanıt seçeneklerinde kayıtlı 3 seçenek doğrudur ve yanlış olan seçeneğin aday/ adaylar tarafından işaretlenmesi soruya verilecek yanıtın doğru olarak kabul edilmesi için yeterlidir.

Hatalı olan seçenek "c" şıkkında açıklama edilen "el sıkışmada elini başlangıçta uzatma hakkı her zaman kadınlarındır" seçeneğidir. Dolayısıyla sorunun içten yanıtı "c" şıkkı olmalıdır.

a, b ve d seçenekleri ise kamusal alanda el sıkışma ve tanıştırılma kurallarına tarafından içten seçenekler olduğundan adayın söz konusu soruya doğru yanıt vermesi için elemesi gereken şıklardır.

İtiraz gerekçeleri ve itirazlara ilişkin yanıtlar:

İtiraz gerekçeleri çoğunlukla şu şekildedir:

"c" seçeneğinin doğru olduğu dolayısıyla soruda hatalı seçeneğin bulunması istendiği için aslında "c" seçeneğinin sorunun içten yanıtı olmadığı,

"a" seçeneğinin de hatalı olduğu dolayısıyla sorunun dürüst seçeneklerinden olduğu,

Soruda kamusal alan sorulmuş olmasına rağmen yanıt şıklarında resmi davet ve ziyafetlere ilişkin maddeler sıralandığı biçimindedir.

İtirazlara ilişkin yanıtlar:

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Yayını olan ve alanında kabul edilen ve en çok satılan protokol yönetimi kitaplarından birisi olan Nihat Aytürk kadar yazılan Protokol

Yönetimi kitabının 2014 baskısının 93. sayfasında (9-13 satırlar arası) şu ifade yer almaktadır: "Tokalaşmada önce el uzatma hakkı devlete ait ortamda üstteki olana, sosyal ortamda hanımlara, hemcinsler aralarında ihtiyar olana, ev ortamında evsahibine aittir. Bir hanım makamda ve devlete ait ortamda , kendisi yaşça büyük olsa da, üst yöneticilere önce el uzatmamalı; üst'ün ve makam sahibinin el uzatmasını beklemelidir....................................................................................................................... "

Alıntıdan da görüleceği üzere cevap şıkkında geçen el sıkışmada elini ilk olarak uzama hakkı daima kadınlarındır ifadesi yanlıştır. El sıkışmada elini başlangıçta uzama hakkı daima kadınların değildir. Soruda özellikle kamusal alandaki kuralın sorulduğu belirtilmiştir. Adayın doğruluğunu bahis ettiği el uzatma hakkının tekrar tekrar kadınlara ilişkin olduğu ifadesi sosyal ortamlar için geçerlidir ki açıklamada da görüldüğü üzere bunun da istisnai durumları vardır. Hemcinsler arasında yaşça büyük olanın uzatması veya ev ortamında cinsiyetten bağımsız konut sahibinin önce elini uzatması gibi.

Kitap tedbirli bir şekilde okunduğunda yazarın protokol kurallarını kamusal ve sosyal ortam olmak üzere ikiye ayırdığı görülecektir. Dolayısıyla çoğu davranışın uygulanma biçimi kamusal ortam ve sosyal ortamda bambaşka olmak üzere belirtilmiştir. Yazar, kamusal alanda protokole yerinde, sosyal alanda ise görgü ve edep kurallarına yerinde davranılması gerektiğinin altını çizmektedir (Aytürk, 1994: s. 6). Dolayısıyla soruda sosyal ortamda el sıkma konusundaki öncelik sorulmuş olsaydı yanıt olarak kadınların önceliği olduğu söylenebilirdi. Oysa söz konusu kamusal alan olduğunda cinsiyet, yaş, akademik unvan.. .vb. den öte davranışlarda makam ve unvan sahibinin önceliği vardır. Kamusal alanda cinsiyete bakmaksızın makam/unvan sahibi kimse el uzama önceliği de o kişinindir. Cinsiyet burada makam /unvandan bağımsız bir sıvı olarak düşünülmelidir.

Hatalı olduğu iddia edilen soruda aday eğer ki "c" şıkkında bocalama yaşıyorsa dürüst cevap şıkkını bulmak için diğer üç şıkkı eleyerek de doğru yanıta ulaşabilir. a, b ve d şıkları incelenirse;

a) Tanıştırılma esnasında el sıkıştırmak gerekir.

Soruya kadar şıklarda hatalı seçenek arandığı için "a" yanıt şıkkının doğru olması gerekmektedir.

Aytürk, N., 2014: s. 92'de geçen ifade aşağıdadır (21-23. satırlar):

"Tanıştırıldıktan sonra tokalaşmak geleneksel bir davranıştır. Oysa tanıştırılan kişi üst'ün el uzatmasını beklemeli; üst el uzatmadan, hanım da olsa, önce el uzatmamalıdır." Dolayısıyla "a" seçeneği doğrudur fakat soruda hatalı seçenek arandığı için doğru cevap değildir. Hem söz konusu kitapta tanıştırılma esnasında tokalaşmanın gerekliliğine değinildikten sonradan özellikle el uzatacak kişinin cinsiyetten bağımsız olarak özellikle üst olması gerektiğinin altı çizilmiştir. Bu da kamusal alanda el uzatma hakkının her zaman kadınların olmadığına; üst'lerin el uzatmada cinsiyetten egemen olarak önceliklerinin olduğuna ilişkin bir başka kanıttır. Bir hareketin geleneksel olması yapılması beklenen bir davranış olduğunu dolayısıyla da bir gereksinim olduğunu göstermektedir. Kaldı ki kamusal alanda el sıkışmak açık havada öpüşmek, el öpmek, kafa selamı vermek.. .vb. sosyal alanda arzu ve yakınlığa göre yapılabilecek bedensel temasların yeri yoktur. Tek maddi temas el sıkışmadır.

Hem Dışişleri Bakanlığı Protokol Genel Müdürlüğü kadar hazır "Protokol Notları"nda da (5. sayfa, 7. satır) aynen şu açıklama geçmektedir:

"Tanıştırılma ve selamlaşma durumunda el sıkıştırmak gerekir."

Devir ve yetkileri aralarında "Türkiye Cumhuriyeti'nin Devlet ve Dışişleri Protokolünü hazırlamak ve yürütmek" hükmü bulunan Bakanlığın hazırladığı protokol notları kuşkusuz bu alanda referans alınabilecek temel kaynaktır.

Dolayısıyla "a" seçeneği doğrudur

b) Tanıştırma işlemi birincil karşılaşıldığı veya salona girildiği vakit hemencecik yapılmalıdır.

Soruya göre şıklarda hatalı seçenek arandığı için "b" cevap şıkkının doğru olması gerekmektedir.

Aytürk, N., 2014: s. 91'de geçen ifade aşağıdadır (7. satır):

"Tanıtma ve tanıştırma defalarca ayakta ve birincil karşılaşmada yapılır." Dolayısıyla "b" seçeneği doğrudur ancak soruda yanlış seçenek arandığı için dürüst cevap değildir.

d) Mevki olarak alt olanlar üstteki'lere tanıştırılmalıdır.

Soruya göre şıklarda hatalı seçenek arandığı için "d" yanıt şıkkının içten olması gerekmektedir.

Aytürk, N., 2014: s. 91'de geçen açıklama aşağıdadır (12. satır):

"Kamusal yaşamda yan üstteki'e; kıdemsiz kıdemliye, yeni gelen mevcut olanlara tanıştırılır." Dolayısıyla "d" seçeneği doğrudur ancak soruda yanlış seçenek arandığı için doğru cevap değildir.

Yine Nihat Aytürk kadar yazılan Protokol Yönetimi -Kamusal Yaşamda Protokol

Kuralları kitabının 2014 baskısının 6. sayfasında (13-31 satırlar arası) kamusal alanın tanımlanmasına yönelik aynen şu açıklama yer almaktadır:

"Protokol olarak kamusal alan; devlet ve halk kurumlarının bulunduğu, hizmet ve etkinliklerini yönettiği ve yürüttüğü; devlet ve millet görevlilerinin tayin yaptığı; buluşma, eğlence, merasim vb. kamusal etkinliklerin düzenlendiği yerlerdir. Devlet ve millet görevlilerinin resmi alanda tahsis yaptıkları vakit kamusal yaşamdır. Devlet ve millet görevlileri kamusal alanda ve yaşamda kamusal kurallara alıntı yapmak zorundadırlar.

Kamusallık tapu aidiyeti, mekan ve mülkiyet yok; devlete ait etkinlik ve bu etkinliğin yürütüldüğü yerdir. Topluma (halka) açık olan ve halkın yararlandığı yol, park, plaj gibi yerler ise kamusal değil, sosyal alandır. Prensip olarak kamusal alanda protokol; sosyal alanda görgü ve edep kuralları uygulanır. Örneğin Sayın Cumhurbaşkanı Köşk'te resepsiyon düzenlediğinde kamusal (devlete ait); Hanımefendi akarsu partisi düzenlediğinde sosyal etkinlik olur. Kamusal etkinlikte kamusal (resmi) kurallar; sosyal etkinlikte sosyal kurallar uygulanır. Kamusal olan mekan yok, resmi etkinliktir.

Her ülkede, kamusal alanda ve yaşamda kurallar mevzuat ile; toplumsal yaşamdaki kurallar örf ve adet (gelenek ve görenek) denilen sosyokültürel normlar ile belirlenmiştir. Bu kurallara ve normlara kamusal yaşamda "protokol kuralları"; toplumsal yaşamda "adap kuralları" veya "hürmet ve edep kuralları denir."

Dolayısıyla soruda geçen "kamusal bölge" ifadesi "resmi bölge" anlamı taşımaktadır. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 84B Kitapçığı 22. sorusunun yanlış ve hatalı olduğu

Soruda devlete ait yemeklerde uyulması gereken kurallara kadar içten seçeneğin işaretlenmesi istenmektedir. Dolayısıyla yanıt seçeneklerinde kayıtlı 3 seçenek hatalı ve 1 seçenek doğrudur.

Dürüst seçenek "a" şıkkında bulunan "yemek yemek yerken çatal sol elde, bıçak ise sağ elde tutulmalıdır" seçeneğidir. "b", "c" ve "d" seçenekleri ise yanlış oldukları için aday/adaylar kadar elenmesi beklenen seçeneklerdir.

İtiraz gerekçeleri ve itirazlara ilişkin yanıtlar:

İtiraz gerekçeleri genelde şu şekildedir:

"a" ve "d" seçeneklerinin her ikisinin de doğru olduğu,

"c" seçeneğine ilişkin kitaplarda herhangi bir veri olmadığı,

Sorunun protokol yönetimi konusuna girmediği biçimindedir.

İtirazlara ilişkin yanıtlar:

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Yayını olan ve alanında kabul edilen ve en çok satılan protokol yönetimi kitaplarından birisi olan Nihat Aytürk tarafından yazılan Protokol Yönetimi kitabının 2014. baskısında bulunan,

"a" seçeneğine ilişkin olarak referans aşağıdadır:

"Yemekte çatal-bıçak beraber kullanıldığı zaman, çatal sol ele, bıçak sağ ele alınır." (273. sayfa, 1-2. satırlar)

Dolayısıyla "a" seçeneğindeki ifade doğrudur.

"b" seçeneğine ilişkin olarak referans aşağıdadır:

"Masada, menüye uygun olarak gerekli kaşık, bıçak ve çatallar, kullanılış amacına ve yemek sırasına tarafından, dıştan içeriye doğru gelecek biçimde yerleştirilmelidir." (263. sayfa, 30-31. Satırlar)

Dolayısıyla "b" seçeneğindeki açıklama yanlıştır.

"c" seçeneğine ilişkin olarak referans aşağıdadır:

"Sofrada yemek kurallarına uyulmalı; yemeğe ve içkiye buyur edilmeden başlanmamalı; herkesle birlikte başlanmalı ve bitirilmelidir." (294. sayfa, 18-19. satırlar)

Dolayısıyla "c" seçeneğindeki ifade yanlıştır.

"d" seçeneğine ilişkin olarak referans aşağıdadır:

"Tabakta yemek yemek olsa bile, yemeğin bittiğini ya da yemek tabağının alınmasını ayrıntıları ile belirtmek için, çatal-bıçak tabağın içine birbirine paralel, yan yanlamasına, saatin dördü yirmi geçe pozisyonunda bırakılmalı; bıçağın yüzü çatala (sola), çatalın uçları da tabağa dönük olmalıdır." (275. sayfa, 3-7. satırlar)

Dolayısıyla "d" seçeneğindeki ifade yanlıştır.

İtiraz konularına ilişkin olarak; "c" seçeneğine ilişkin bilginin kitapta yer aldığı, yalnızca "a" seçeneğinin dürüst, öteki seçeneklerin yanlış olduğu görülmektedir.

Öteki bir itiraz konusu olan "soru"nun yemek yemek yeme adabı ile ilgili olması sebebiyle protokol kurallarına ilişkin bir soru olmadığı, daha çok genel kültüre dayalı bir soru olduğu ama zaten sınavda genel kültür soruları olduğu için bu sorunun nerede değerlendirilebileceğinin süresiz olduğudur.

Protokol yönetimi: kamusal yaşamda protokol kurallarına ilişkin bilgiler zaten bilhassa kişinin içinde doğduğu ailesi ve daha sonra şekillendiği biçimde genel kültüre ilişkin bilgiler içermektedir. Protokol, kamusal diğer bir deyişle devlete ait alandaki tutum kuralları bütünüdür. Soruda da resmi yemeklerdeki tutum biçimleri sorulmuştur. Dolayısıyla devlete ait yemekte tavır kuralları görgü ve terbiye dediğimiz protokolde uygulanması gereken kurallardır. Kişi, özel ve sosyal alanında istediği gibi, istediği sırada çatal bıçak kullanarak ve yemeğin sonunda istediği gibi çatal bıçağı tabağına bırakabilir. Bu kişinin özel şahsiyetini bağlar. Oysa tüzel karakter yani bir temsil söz konusu olduğunda birey protokol kuralları gereği adap ve nezaket kuralları çerçevesinde adet edinmek zorundadır. Soru da bunun bir parçası olarak sorulmuştur. Hem protokol kuralları kitapları incelendiğinde, hepsinde resmi gösteri ve ziyafetlere ilişkin bilgi olduğu görülecektir. Yukarıda yanıt şıklarına ilişkin yapılan atıfların da Protokol Yönetimi kitabından yapılmış olması buna destektir. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 85B Kitapçığı 23. soruda sorulmak istenenin açık olmadığı

Laf konusu soru, içerik ve teknik olarak doğrudur. Soruda adayın genel anlamda, ses olayı kavramını bilip bilmediği ve ses olayı yer alan sözcüğü ayırt edip edemeyeceği ölçülmek istenmiştir. İtirazda dile getirilen belirtilmiş bir ses olayının muhabere edilmesi, soruyu seviye açısından çok basitleştireceğinden yerinde değildir. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 87- B Kitapçığı 25. sorunun yetersiz ve yanlış olduğu

Soruda Türk vatandaşlarının şu asıl kadar aldıkları Nobel ödüllerinin alanları sorulmaktadır. Orhan Pamuk edebiyat, Aziz Sancar da kimya alanında Nobel ödüllerini almışlardır. İtirazda dile getirilen Tevekkül Karman Nobel Uzlaştırma ödülü aldıktan sonra Türk vatandaşı olmuştur. Ahmet Üzümcü ise Türk vatandaşı olma vasfıyla yok, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Direktörü olması nedeniyle Nobel Uzlaştırma ödülünü almıştır. Kaldı fakat seçenekler aralarında Barıştırma alanı bulunmamaktadır. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 88B Kitapçığı 26. soruda hatalı anlatım bulunduğu

Sınav soruları yukarıda da belirtildiği gibi öğretim üyeleri ve uzmanlar göre hazırlanmakta ve ölçme ve değerleme alanında çalışan öğretim üyeleri kadar da denetim edilmektedir. Sözkonusu soruda yanıtlar içerisinde bulunan Çoruh kaynağı Türkiye'de iken Türkiye sınırları dışarıda (Gürcistan) Karadeniz'e dökülen akarsudur. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 93B Kitapçığı 31. sorusunun hatalı ve hatalı olduğu

Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Yöntem ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 14. Maddesinin 5. Fıkrasında "Ansızın artı sayfa tutan üst yazılarda sayı, tarih, konu, muhatap ve alaka bilgilerine sadece ilk sayfada; imza, ilave, dağılma ve iletişim bilgilerine ise sadece son sayfada yer verilir" hükümleri bulunmaktadır.

Birdenbire artı sayfa tutan üstteki yazılarda "irtibat bilgilerinin sadece son sayfada yer alacağı hususu"; Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 14. Maddesinin 5. Fıkrasının hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak açık sözlülük ve anlaşılırlıkta amir hükmü niteliğindedir. Sözü edilen 14. Maddenin 5. Fıkrası hükümleri ile; birden fazla sayfa tutan üst yazılarda irtibat bilgilerinin yalnızca son sayfada yer alacağı hususu açık, net ve sınırlandırılmış olarak özel hüküm niteliğinde münhasıran düzenlenmiştir. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 94B Kitapçığı 32. sorusunun yanlış ve hatalı olduğu

Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İmza" başlıklı 15. Maddesinin 6. Fıkrasında: "Belgenin ikiden pozitif yetkili kadar imzalanması durumunda en üstteki unvan sahibinin adı, soyadı, unvanı ve imzası en solda almak üzere

yetkililer unvan sırasına tarafından soldan sağa doğru sıralanır." Hükümleri yer almaktadır.

Doğru seçenek olan (A) seçeneğinde unvanlar en üst unvan olan "müsteşardan" başlanarak unvan üstünlüğüne tarafından soldan sağa doğru sıralanmıştır. Bu düzenleme biçimi adı geçen Yönetmeliğin 15. Maddesinin yukarıda kayıtlı 6. Fıkrası hükmüne yerinde bulunmaktadır.

Sorunun (c) seçeneğinde ise unvan ve imza sıralamasında unvan üstünlüğü sağ her tarafta başlanarak verilmiştir. Bu şekildeki bir sıralama adı geçen Yönetmeliğin 15. Maddesinin yukarıda belirtilen 6. Fıkrası hükmüne yerinde bulunmamaktadır. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir.

A Kitapçığı 98B Kitapçığı 36. sorusu olarak belirlenen sorunun hatalı ve hatalı olduğu

Dürüst yanıt, " aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?" sorusu ile sınırlandırılarak verilen seçenekler içinden istenilmiştir. Seçenekler ise DPB Görevde Artiş Ders Notlarının 17. Sayfasında yapılan açıklamalar ile Anayasanın 91. Maddesi hükümlerine yerinde bulunmaktadır. Soru, Kanun hükmünde kararnamelerin yürürlük tarihini kapsamakta, yürürlükten kaldırılma tarihini ise kapsamamaktadır. Bu yönüyle Sorunun sınırlılığını Anayasanın 91. Maddesinin 6. Fıkrası hükmü oluşturmaktadır. İtirazın dayanağını yaratıcı talimatlar ise daha çok 91. Maddenin 7. ve 9. Fıkralarının "TBMM'ne sunulma" ve "yürürlükten kaldırılma" hükümlerine dayanmaktadır.

Verilen seçenekler "ama" vb. koşullarla birleştirilmemiştir ve de soru kökü koşulluluk içermemektedir. Bundan nedeniyle da "seçenekler" içinde itirazda iddia edilen nitelikte bir seçeneğe;

Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Insanlar Meclisine sunulmamışsa;

Türkiye Büyük Insanlar Meclisince reddedilmişse;

Türkiye Büyük Halk Müziği Meclisince değiştirilmişse

gibi yer verilmemiştir. Diğer bir anlatımla Soruda, Anayasanın "Kanun hükmünde kararname sonuç yetkisi verme" başlıklı 91. Maddesinde geçen bütün hükümleri sorgulama amacı da bulunmamaktadır. Sorunun iptali yönündeki itiraz kabul edilmemiştir

« ÖNCEKİ YAZILAR
SONRAKİ YAZILAR »