Son Yazılar

19 Ocak 2018 Cuma

Afrin Operasyonunda Büyük Risk!
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin Suriye'nin kuzeyinde oluşturma niyetinde olduğu ‘sınır güvenlik güçlerini' imha etme yönünde kararlı oldukları vurgusu yaparak ABD'ye, NATO tarihinde görünmeyen yükselikte bir tonda uyarıda bulundu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN AÇIK AÇIK UYARDI

Erdoğan, Washington'ı "Kurduğun 30 bin kişilik ordu orada seni tam anlamıyla temsilcilik edemeyecek ve stratejik ortağının karşı da rezil olacaksın. Bizim bütün müttefiklerimize söylediğimiz şudur: Teröristlerle aramızda durmayın. Katil sürüleri ile aramıza girmeyin. Ortaya çıkabilecek, gözden düşmüş hadiselerden biz sorumlu olmayız. Terör örgütünün üstlerindeki bayraklarınızı siz kendiniz indirin ki, biz size ayrılmak zorunda kalmayalım. Teröristlerle birlikte olanları toprağa gömmek mecburiyetinde olmayalım" sözleriyle hedef aldı.
Türkiye'nin en kısa zamanda Afrin ve Menbiç'e yönelik işlem gerçekleştireceğine işaret eden Erdoğan "TSK, en kısa sürede Afrin ve Münbiç meselesini halledecektir. Harekat her an başlayabilir. Gerisinde da sıra öteki bölgelere gelecektir. Tek bir terörist bırakmayana değin bu operasyonlar sürecek" diye konuştu.

‘KIBRIS BARIŞ HAREKATI SÜRECİNDEN BU YANDAN EN SERT SÖZLER'

Erdoğan'ın sözleri Türkiye'nin, Kıbrıs Barışma Harekâtı'na dışarı giden süreçten bu yanlamasina liderlik seviyesinde ABD'ye karşın sarf edilen söylemlerin en serti olması itibarıyla manâlı. Zira, Bülent Ecevit'in başbakanlık döneminde Türkiye'nin adadaki Türk toplumu gözetmek ve adayı Yunanistan'a bağlama amacı taşıyan "enosis" politikasını alıkoymak nedeniyle başlattığı harekâta dışarı giden süreçten bu yana iki ülke bu denli sert bir şekilde aleyhinde karşıya gelmemişti. Erdoğan'ın açıklamalarını manâlı kılan bir diğer nokta ise, Türkiye ve ABD'nin sahada aracısız olarak aleyhinde karşıya gelme ihtimalinin tez artması oldu. Zira ABD'nin bir öteki NATO ülkesi olan Türkiye'nin sınırında ‘sınır emniyet gücü' oluşturma kararı ve laf konusu güçlerin Türkiye'nin PKK ile doğrudan benzer olan terör örgütü YPG'yi de barındıran Demokratik Suriye Güçleri'nden oluşuyor olması, Türkiye ve YPG'ye tabanca desteği verdiği gerekçesiyle bir süredir stres yaşadığı ABD'nin ilk defa askeri olarak aleyhinde karşıya gelmesine yol açabilir. Peki, Erdoğan'ın açıklamalarını nasıl değer biçmek lüzumlu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ‘Bayrağınızı size geri vermek zorunda kalmayalım' minvalindeki açıklamasını, iki ülke gücünün birbirinin aleyhinde bulunmaması gerektiğine dair bir tavsiye niteliği taşıdığına muhabere eden Dış Politika Uzmanı Özdemir Akbal, Sputnik'e yaptığı değerlendirmesinde "ABD, bilhassa son iki yılda, siyasi parti olduğu çok tartışmalı olan eline silah alması itibarıyla ‘terör örgütü' olarak adlandırabilecek PYD'nin askeri kanadı YPG'nin yoğun olarak destekliyor. Ellerinde Amerikan bayrağı olan ve kollarında YPG peçi taşıyan Amerikan askerlerinin yürütmekte oldukları faaliyetleri, basın yayın kuruluşları aracılığıyla peşine düşüp takip ediyoruz. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu açıklaması yerinde ve içten açıklama. Ve bu tanımlama, Kıbrıs Uzlaşma Harekatı'ndan bu yanlamasina en sert ifadeleri barındırıyor" ifadelerini kullandı.

‘RUSYA'NIN TUTUMU BELİRLEYİCİ OLACAK'

Amacın terör örgütü PYD'nin Akdeniz'e ulaşmasının engellenmesi olduğuna oysa süreçte böylece fazla pürüz bulunduğuna işaret eden Akbal "Terör örgütü PYD'nin Akdeniz'e ulaşmasının engellenmesi hedefleniyor. Oysa iş şu noktada düğümleniyor. ABD, PYD'ye terör örgütü olarak destek veriyor. Hatta DAEŞ ile mücadele özel temsilcisi Brett McGurk, ‘Rakka Milli Konseyi' ifadesiyle başlayan de-facto bir oluşum için politik bir takım aşamaların katedildiğini gözlemlenmiş olacak ancak PYD'ye askeri desteği ortaya çıkartıyor. Rusya ise, ABD kadar yoğun olmasa da, YPG'ye yardım veriyor. Bu yüzden mümkün operasyonun Rusya tarafından nasıl karşılanacağı kayda değer. Biliyorsunuz, Soçi'de ay sonunda gerçekleştirilecek toplantıda Astana süreci gözden geçirilecek ve Astana da bir şekilde Cenevre'yle bağlı. Eğer bu noktada Türkiye ve ABD'nin düştüğüne benzer bir ihtilafa Rusya ve Türkiye de düşerse doğacak netice negatif olabilir. Bu noktada Rusya Federasyonu'nun tutumu önemli" dedi.

‘ABD ANINDA DESTEKLEYECEK YENİ BİR ZORLAMA ARAYIŞINA GİRER'

Sürece ilişkin bir diğer soru işareti ise, Suriye'nin kuzeyindeki terör örgütü YPG yapılanmasına dönük operasyonun yöntemiydi. Bu sorunun yanıtını da mümkün bir Afrin operasyonunun 'Suriyeli rakip gruplarla yapılacağını' söyleyen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan verdi. Peki Erdoğan'ın önce Afrin ve ardından da öteki bölgelerde "tek bir terörist kalmayıncaya kadar" yürüteceğini söylediği işlem, Türkiye ve ABD'nin sahada askeri olarak aleyhinde karşıya getirir mi? Akbal'a göre bu fazla mümkün bir olanak değil; zira bilirkişi "PYD, mümkün bir operasyonda Türkiye destekli güçlere aleyhinde koyamazsa; ABD, PYD'nin ardından durmaya sürdürmek yerine destekleyecek yeni bir gücün peşine düşer" diyor:

"ABD'nin politikalarını yakından peşine düşüp takip eden biri olarak ben Amerika'nın son derece pragmatist bir yaklaşım içinde olduğunu; PYD'nin baski kaybettiği ve karşısında yatırma gücünde olmadığını anlarsa bölgede destekleyeceği yeni gücün kim olduğunun peşine düşeceğine inanıyorum. ABD'nin herhangi bir grubu desteklemesi o grubu sevmesiyle ilgili yok; o, en çok çıkarı hangi grup veya devletle azami menfaat sağlayacağına bakar. Yani ABD, gerçekten pragmatizmin vücut bulmuş şeklidir. Eğer bu mümkün operasyonda YPG güçlerinin ortadan kalkması sonucunu doğurursa, ABD, PYD'nin baştan ayağa kaldırılmasıyla mücâdele etmek yerine iş birliği yapacağı yeni bir gücün peşine düşecektir. Dolasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile Amerikan askeri güçlerinin karşısında karşıya geleceğini zannetmiyorum."

PYD'YE YÖNELIK OLASI OPERASYON SENARYOLARI NELER?

Konuya ilişkin bir diğer açıklama ise Suriye uzmanı Oytun Orhan'dan geldi. Orhan'a göre, ABD'nin 30 bin şahsiyet ‘sınır güvenlik güçleri' kurma kararı Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde gerçekleştireceği operasyonlar dahilinde ABD ile dolaylı veya aracısız olarak karşısında karşıya gelmesi ihtimalini masada tutuyor.

Afrin'e yönelik operasyonla ilgili iki olasılık olduğuna göze çarpan eden Orhan "Afrin'deki operasyona ilişkin Rusya'yla koordinasyon sağlandıysa Afrin'de daha geniş alanları yoklama etmeye dönük ve TSK'nın kara unsurlarının da kullanıldığı daha büyük çaplı bir işlem hedeflenebilir. Oysa eğer Rusya, Türkiye'nin hava operasyonları konusunda yeşil ışık yakmaz ve Türkiye'ye takviye vermezse; Türkiye çok pozitif tehlike almadan, sınır ötesinden YPG hedeflerini vurur ve Afrin'in çevresindeki Tel Rifat gibi Arap yerleşimlere karşın sınırlı kara harekatı gerçekleştirebilir. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), Tel Rifat'a dürüst ilerlerken Türkiye de top atışları ve istihbarat paylaşımıyla ÖSO'ya destek olabilir. Bu da Afrin'i birazcık daha izole edecektir ama böyle olursa Afrin'in tamamının denetleme altına alınması epeyce kuvvet olur" ifadelerini kullandı.

Operasyonun diğer bölgelere sıçraması durumunda ABD ve Türkiye'nin sahada aleyhinde karşıya gelebileceğine dikkat çekici eden Orhan "ABD'nin YPG aracılığıyla kurdurmak üzere olduğu Kuzey Suriye ordusu meselesi, ABD ve Türkiye'nin dolaylı veya kimi süre aracısız karşı karşıya gelme riskini beraberinde getiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Sıranın diğer YPG bölgelerine de geleceğini ve Amerikan unsurlarının da bu bölgelerden çekilmesi' gerektiğini söyledi. Erdoğan'ın da belirttiği üzere ABD ve Türkiye'nin karşı karşıya gelme riski var. Zira Türkiye'nin bu Kuzey Suriye ordusu şeklinde bir yapılanmayı kabul edeceğini düşünmüyorum. Türkiye'nin ileriki dönemde Fırat'ın doğusuna karşın de mümkün askeri angajmanları laf konusu olabilir" diye ekledi.

Son Dakika Gündem Haberleri için aşağı kaydırın.

« ÖNCEKİ YAZILAR
SONRAKİ YAZILAR »